Sayfalar

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Mordoğan Ardıç Plajı

Mordoğan Ardıç Plajına uzun yıllardır gitmemiştim. Eşim bir sürpriz yapıp haydi hazırlanın dedi. Kalktığımızda saat zaten 10:30 falandı. Oğluşlara alelacele kahvaltı hazırladım, bazı hazırlıklar yaptım. Eşim de iş görüşmesine Buca'ya gitti. Ben hazırlıklarımı tamamlayıp İzbana bindim oğluşlarla, eşim bizi Şirinyer'den aldı ve yola revan olduk.

Otobanla Çeme yönüne doğru yol aldık, Karaburun - Mordoğan çıkışından çıktık. Yaklaşık 30 km gittikten sonra Mordoğan merkezini geçip Ardıç Plajına ulaştık. Böylece İzmir'den 80 km yol giderek plaja ulaşmış olduk. Barış Çağa plajı ilk gördüğünde "abiiii, ne kadar da turkuaz rengi bir deniizzz" diyerek denizin harika manzarasını ortaya koymuş oldu. Plaja vardığımızda saat 15:15'ti. Kalktığımızda ise akşam 20:00 civarıydı. O saatte bile hala denize girenler çoktu. Su öyle güzel ki...

Ardıç Plajı, kum. Deniz çok güzel sıcacık ve derinlik orta seviyede. Hemen derinleşmiyor, denizin iç kısmı ilk girişte hafif taşlı ama birkaç adımdan sonra kumlara ulaşıyorsunuz. Hiç üşümeden denizde yüzmek harika ama biraz dalgalı. Dalgalı dediğime bakmayın, çok büyük dalgalar değil (Kuşadası Davutlar plajının dalgasının yanında hafif kalır), dalgalar kıyıya yakın kesimde kabarıp köpürüyor, biraz iç kesimde dalgalar rahatsız etmiyor insanı, kabarmıyor.

Plajda belediyenin koyduğu ücretsiz hasır şemsiyeler var. Bizim kendi şemsiyemiz olduğu için ihtiyaç duymadık. Yine şemsiye ve şezlongların olduğu bir alan da var, fiyatlarını sormadım. Çocuklar için belediye küçük bir çocuk parkı yapmış, ayrılırken oğluşlarım kaydılar biraz. Yine plajda ücretsiz tuvalet ve giyinme kabini, bir büfe (fiyatları gayet uygun) bulunuyor.

Plaj pek temiz değil. İnsanımız artıklarını çöpe atmaktan neden imtina ediyor anlamıyorum.

Ardıç Plajının bir bölümünde denizin hemen yanıbaşında ağaçlık alan var. Burada akşamüstü mangal yakabilirsiniz. Gün boyu şemsiyeye ihtiyaç olmadan ağaçların altında rahat rahat oturabilirsiniz. Biz tercih etmedik, çünkü ağaçlardan dökülen tohumcuklar, dallar, oğluşlarımın çıplak ayaklarına batar diye düşündük. Her an terlik giymeyebiliyorlar.

Ardıç Plajında Duma Beach ve Ayıbalığı koyunda Seal Beach de bulunuyor. Seal'a girmedim. Eskiden (çocuksuz dönemimizde) Duma'ya giderdik. Sahil bandının hemen arkasında çimenlik alanda buluyor. İçinde basket, dart, voleybol, çocuklar için trambolin de var. Fiyatları eskiden uçuk değildi, şimdi nasıldır bilemem. Kum sevmeyenlere çimenlikler üzerinde güneşlenmek keyif verir sanırım.

Plajın yan tarafında bir tepe var, tepenin arkasında Ayıbalığı koyu var. Orası oldukça derin ve taşlıymış, bu yüzden o kesimi hiç tercih etmedik biz.
Ayıbalığı koyu ile Ardıç Plajı arasındaki tepeden Ardıç Plajının görünümü.

Ardıç Plajı

Denizin ilk girişi hafif taşlı

Deniz hafif dalgalı ama ilerledikçe dalgalar etkisini kaybediyor

 Akşam tepelerin arkasında güneş kaybolunca eşyalarımızı toplayıp eve gidelim dedik. Oğluşlar karşı çıktı. Deniz özellikle dondurma yemek istediğini söyleyince Mordoğan Merkeze gittik. Çarşısında kısa bir gezinti yapıp bir dondurmacıya gittik. Foursquare'a göre dondurma denince akla gelen ilk yerlerden biri, Special Roma Dondurmacısıymış. Masaya çikolata sosu, fındık kırığı ve hindistan cevizi rendesi geldi, dilediğimizce kullandık. Dondurmaları güzel, fiyatları tatil yöresi için ortalama denilebilir. 3'er toptan 3 kornet ve bir kup (Barış'ım tabakta yemek istedi) toplamda 21,50 TL tuttu.





Keyifli bir gündü. Tekrar gelmeye karar verdik ama bu sefer daha erken olmalı ki iyice tadını çıkaralım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder