Sayfalar

17 Nisan 2016 Pazar

Aliağa'da Bir Gün..

Cuma günü eşim, Şakran Cezaevine gitmesi gerektiğini söyledi. Deniz'in ödevleri vardı ve biz de gidelim mi gitmeyelim mi meselesinde kararı Deniz' bıraktık bu nedenle. Deniz önce eve gitmek istediğini söyledi, Barış ise Aliağaaaaa diye tutturdu. Sonunda Deniz de tamam tamam gidelim dedi. Eşime eve uğrayabilir miyiz dedim. Hayır dedi. Ya 10 dakika lütfeeeennn dedim. Sonuç, kapının önünde 10 dakika bekledi, ben de hazırda beklettiğim piknik sepetimi, çocukların eşyalarını bulundurduğum sırt çantamı kaptım, arabaya koştum ve yola revan olduk.

Yolda bizimkiler uyuyunca, eşime doğruca cezaevine gitmesini, uykulu iki çocukla tek başıma başa çıkamayacağımı söyledim Öyle yaptık. Cezaevinin bulunduğu bölgede başkaca bir tesis yok, çocuklar uyanmaz her halde dedim ama düşündüğüm gibi olmadı. Eşim arabadan çıktığı anda bizimkiler gözlerini açtılar sağolsunlar. Eh, etrafta gidilecek pek bir yer olmayınca biz de göl kenarında oturduk, yolda yürüdük, ofladık ve de pofladık.






Bir saatlik bekleyişin ardından eşim geldi. Bir markete girip nevalemizi aldık ve doğruca Aliağa sahile indik. Sahilde sıra sıra piknik masalarından birini kaptık. Eşim pişirdi, biz yedik, dolaştık, temiz hava aldık. Mutlulukla dolduk.







Yemek sonrasında Aliağa merkezinde dolaştık. Park içinde Mado'da dondurma yedik ve kahve içtik. Dondurması çok iyi ve İzmir merkeze göre fiyatlar çok ucuz. Parkta çocuklar müzisyen heykellerin yanında fotoğraf çekildiler, pozlar verdiler. Satranç taşlarıyla oynadılar. Dans eden suları izlediler.

  

Gece geç saatlere kadar Aliağa'da dolaştık ve çok beğendik. Büyük bir ilçe. biz çok sevdik. Eşim her cezaevine gidişinde peşine takılmaya karar verdik. Bir dahaki gidişimizde sihirli Bahçe'yi gömeye, yazın tamamlanmış olursa Ağa Park'a gitmeye de karar verdik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder